SESSİZLİĞE DOĞRU-PURİ'DEKİ SESSİZ İNZİVADAN HATIRALAR

Thumbnail

“İzin verin, sessizlik sizi hayatın özüne götürsün.” – Rumi (Mevlana)

Yoğun hayatlarımızda gerçek sessizliği çok ender deneyimliyoruz. İlgimizi çekmek için yarışan o kadar çok dışsal etmenle çevriliyiz ki, modern dünyanın gürültüsü sürekli içsel alanımızı kirletiyor. Bazen, sadhana’mızı yaparken, kriya’larımızı yaparken bile zihnimiz başka bir yere koşuşturuyor. Modern dünyamızda çok “trend” (moda) olan bu sürekli koşuşturma alışkanlığından dolayı ruhumuzdan kopuyoruz ve yolda bir yerlerde kendimizi kaybediyoruz. Ve bu yüzden zaman zaman bu içsel yarışı durdurmak, her şeyi arkamızda bırakmak ve kendimizi sessizlikte yeniden bulmak çok önemlidir.

Bu yılın Kasım ayında, aynı zamanda kutsal Kartik ayının sonunda, Puri’de Guruji ile sessiz bir inzivaya katılma fırsatı ile kutsandım. Çok yoğun bir yıl geçirmiş olduğum için, bir kaç gün sessizlikte kalmak ve Guruji’nin rehberliği altında spiritüel pratiğimi derinleştirmek ruhumun gerçekten de özlemini çektiği bir şeydi. Ama çoğu zaman olduğu gibi bunun ne kadar derin ve güzel bir deneyim olabileceği hakkında hiç bir fikrim yoktu. Ve kalbime çok derinden dokunduğu için, Guruji ile sessizlik inzivasında bulunmanın nasıl olduğunu sizlerle biraz paylaşmak istedim - çünkü gerçekten de bu, her kriya yogi’nin hayatında en az bir kere deneyimlemesi gereken bir deneyim.

Ama, ilk olarak, sessizlik nedir?

Gurudev’in inzivanın en başında her birimize sorduğu soru buydu. Pek çok cevap verildi. Ve bitirdiğimiz zaman Guruji dedi ki:

“Sessizlik hakkında söyledikleriniz hoş. Güzel sözler. Ama sizden hepsini unutmanızı isteyeceğim. Bunu yapabilir misiniz? Çünkü eğer bu söylediklerinize tutunursanız, hiç bir yere varamazsınız.”

Genellikle “sessizlik” kelimesiyle dışardaki sessizliği kastederiz - ama içsel sessizliği geliştirmeyi unuturuz. Eğer japam ve kendimizi analiz etmek yollarıyla içimizdeki sesi azaltmak için bilinçli bir çaba göstermezsek, dünyadaki en sessiz yere gitmiş olsak bile gerçek sessizlik yerine, en iyi senaryoda rahatlama ve en kötüsünde de hüsran yaşarız - zihin dışardaki sessizliğin yarattığı boşluğu sayısız düşünce, arzular ve beklentiler ile sürekli doldurmaya çalışır. Ama gerçek sessizliğin gürültünün olmaması ile çok da alakası yoktur. Bir yogi için gerçek sessizlik, zihnin değişen dalgalarından etkilenmeden düşüncelerin ve duyguların ötesine, ruhun durgun sularına dalmaktır.

Ve daha sonra Guruji bize büyük sessizlikten bahsetti.

“ Benliğin kendisi, sessizliğin okyanusudur. Bu yüzden azizlere baktığınız zaman, idrak noktasına geldiklerinde, aslında bu idraka büyük sessizliğin uyanışı denir. Öyleyse büyük sessizliğin anlamı; dünyada olabilirsiniz, New York’un ortasında olabilirsiniz, herhangi bir şey yapıyor olabilirsiniz ama içinizde huzurlusunuz demektir. Hiç bir şey sizi etkilemez. Halbuki zihniniz meşgul olduğu zaman beklenti ve arzularla dolu olursunuz. Onların kölesi haline gelirsiniz.”

“Azizler, onların zihinleri, her şeyi yapabilirler ama bağları yoktur. Oysaki siz bir şey yaptığınızda, zihniniz çok aktif olduğunda, ne olur? Kendinizi bağlanmış hissedersiniz. Zihniniz yaptığınız şeylere bağlanıyor. Bu yüzden dünya gerçekliğiniz haline geliyor. Oysa azizlerin zihinleri İlahi Olan’a bağlıdır. Bu yüzden her şeyi yapabilirler. Hiç bir şey onları etkileyemez. Büyük sessizlik böyle bir haldir. Zihin sessiz alana girdiği zaman.”

Ve sessiz inziva başladı.

İnziva sırasında hiç bir cep telefonunu, bilgisayarı ve hatta kitapları bile kullanmaya iznimiz yoktu - hepsi organizatörler tarafından toplanmıştı. Sadece kendiniz, japa mala’nız ve zihniniz ile baş başaydınız. Ama amaç bir şeyin –daha doğrusu birisinin- daha da fazla farkına varmaktı: Büyük Gözlemci. Sessizlikte yaşayan ve zihni bile gözlemleyen Büyük Gözlemci.

Her sabah güne, gün doğumundan kısa bir süre sonra, kumsalda Surya Namaskar ve Atma Kriya Yoga pratiği ile başlıyorduk. Kahvaltıdan sonra ya Hint okyanusunun kıyısında japa yürüyüşüne gidiyorduk ya da yakındaki kutsal mekanlardan birisine sessiz bir ziyarette bulunuyorduk.

Guruji gözlerimiz bağlı bir şekilde yememizi istediği için, yemeklerimiz bile çok özeldi. Guruji, aynı zamanda kayıtsızlığı arttırmak ve duyuları beslememek için tüm yemekleri birbirine karıştırıp öyle yememizi tavsiye etti. Çünkü zihni dışsal deneyimlerle beslemeyi bıraktığımız zaman, sadece o zaman, daha derin bir şeyin bilincimize yükselme şansı olabiliyor.

Ama gerçek içsel çalışma öğle yemeğinden sonra, 4 saat boyunca sessizce japam yaparak ve zihni gözlemleyerek oturduğumuz zaman gerçekleşiyordu (kumsala bile gitmeden çünkü Guruji’nin söylediği gibi: “kumsal zihin için büyük bir eğlencedir”).

Sessiz inziva deneyimim nasıldı?

Sanırım herkes hayatında en az bir kere, zihnin onu bozmasından ve kutsallığını yok etmesinden çekindiği için sözcüklere bile dökmekten korktuğu kadar derin, güzel ve engin bir deneyim yaşamıştır. Benim için inziva, bu deneyimlerden birisiydi. Size söyleyebileceğim tek şey, sessiz inzivadan önce buna gerçekten de ihtiyacım olduğunu zihnimle biliyordum. Ama orada bulununcaya kadar ruhumun aslında bu deneyime nasıl da özlem duyduğu hakkında hiç bir fikrim yoktu. Zihnim günlük hayat ile meşgulken, ruhun bu çağrısını duymam nasıl mümkün olabilirdi ki?

5 günü tamamen sessizlikte geçirdiğiniz zaman, içinizde bir şeye dokunuyorsunuz ve öncelikleriniz değişmek zorunda kalıyor. Birdenbire dikkatinizi hiç de hak etmeyen pek çok şeye dikkatinizi verdiğinizi ve onlarla ilgili kendinizi strese soktuğunuzu fark ediyorsunuz ve zihniniz onları sıkıca tutmayı bırakıyor. Ve sadece daha da özgür hissediyorsunuz - sadhana’nıza daha derinden dalmaya, ona çok daha fazla ilgi, zaman ve sevgi vermeye daha istekli hissediyorsunuz. Çünkü nasıl bir hazine olduğunu fark etmeye başlıyorsunuz.

Ama bana en çok dokunan deneyim, tam karanlık oldu.

İnzivada, sessizliğin son gününde bütün günü karanlıkta ve gözlerimiz bağlanmış olarak ve tamamen sessiz kalarak geçirmemiz gerekiyordu. Bazılarına korkutucu gibi gelse de, sizlere söyleyebilirim ki tüm inziva sırasında benim için en güzel ve en etkileyici deneyim buydu. Daha sonra başkalarından da benzer şeyler duydum. Guruji bize şöyle açıkladı : tamamen karanlıkta olduğumuz zaman zihin, en özüne, köküne dönmek zorunda kalıyor - ve kendisine hayatla ilgili bu dört önemli soruyu sormaya başlıyor: “Ben kimim? Burada ne yapıyorum? Nereden geldim? Nereye gidiyorum?.” Gözlemci hakkında sorular sormaya başlıyor. Ve yüksek benliğimize yeniden bağlanıyor.

Guruji ayrıca bize tamamen karanlık olan bir yerde, uyumadan meditasyon yaparsak, bedenlerimizde ve zihinlerimizde ilginç bir şekilde derin şifa süreçlerinin de gerçekleştiğini söyledi. Bunu ilk elden deneyimleme fırsatım oldu. Tüm inziva boyunca çok hastaydım ve sürekli öksürdüğüm için sessizliğimden hiç de memnun değildim. Ama karanlıkta geçirdiğimiz gün içerisinde öksürüğüm yavaş yavaş azaldı ve azaldı - ve gerçekten de boğazım sanki fiziksel olarak daha hızlı iyileşiyormuş gibi bir rahatlama hissettim. Bu deneyim benim için o kadar etkileyiciydi ki, gerçekten de düşünmemi sağladı: günlük hayatlarımız kim bilir ne kadar da kolaylaşabilir, zaman zaman biraz çaba gösterip, her şeyi kapatsak ve sadece...

...sessiz olsak.

Karanlıkta geçirilen günden sonra 5 günlük sessizliğimiz sona eriyordu. Son geceyi kumsalda ateşin karşısında sessizlikte geçirdik. Sessizliğimizi bozduktan sonra, aya bakarak, ateşin başında kısa bir OM Ses Meditasyonu yaptık. Sessizlikte geçen 5 günün ardından, okyanus dalgalarının yüksek sesi eşliğinde OM Ses Meditasyonunu deneyimlemek öyle rahatlatıcı ve güzel bir tecrübeydi ki. Dolu ve bütün hissettirdi.

Sessizliğimizi bozduktan sonra, Guruji akşamı bizlerle geçirdi ve deneyimlerimizi paylaşmamız için bizleri cesaretlendirdi. Herkesin sessizliği ne kadar farklı deneyimlediğini ve onda nasıl kendi hazinelerini bulduklarını duymak çok güzeldi. Guruji, bizi dinlerken sessizce gülümsüyordu. Ve daha sonra bize, 5 günlük sessizliğin içteki büyük sessizliği deneyimlemenin sadece ilk adımı olduğunu hatırlattı.

Ama bunu gerçekten istiyorsak, sessizliği düzenli olarak pratik etmemiz gerekiyor.

Günlük hayatlarımızda hepimiz meşgulüz. Ama Guruji’nin söylediği gibi, günde beş dakikalık bir sessizlik bile eğer tamamen kalpten yapılırsa bir fark yaratabilir.

Sessiz inviza gerçekten de hayatımdaki en derin ve etkleyici tecrübelerden bir tanesiydi. Ve ilerde benzer bir fırsata sahip olmanızı - ve onu değerlendirmenizi samimi olarak diliyorum.


Blog »